Dr. Hasan Dursun

 

      Omurga 33 omurdan oluşur. Boyunda 7, sırtta 12, belde 5, kuyruk sokumunda (skrum) 5, pöç kemiğinde (koksiks) 4 adet omur vardır. Kuyruk sokumu ve pöç kemiği omurları birbiriyle kaynaşmışlardır. Diğer omurlar arasında bulunan (intervertebral) diskler ve (faset) eklemler harekete izin verirler (Şekil - 1).

      Omurga önden veya arkadan bakıldığında düzgün bir yapıdır. Ayakta dik dururken omurganın sağa veya sola eğik olmasına “skolyoz” adı verilir (Şekil - 2)

      Omurgaya yandan bakınca açıklığı öne ve arkaya bakan kavisler görülür. Boyun ve beldeki açıklığı arkaya bakan kavislere “lordoz”, sırt ve kuyruk sokumundaki açıklığı öne bakan kavislere ise “kifoz”adı verilir. Lordoz ve kifoz fizyolojik kavislerdir. Bu kavislerin artması (hiperlordoz-hiperkifoz) veya azalması (bel-boyun düzleşmesi) patolojik durumlardır.

 

Şekil-1: Omurganın (Spinal Kolon) önden ve yandan görünümü.

 

 

Resim - 2:Skolyoz ve  skolyoz (Cobb) Açısı.

 

SKOLYOZ

      Skolyozun nedeni genellikle bir omurdaki şekil bozukluğudur. Bu omur bulunduğu bölgenin (bel, boyun, sırt) şeklini bozar ve eğriliğe yani skolyoza neden olur. Skolyoz tüm omurgayı etkiler; ağrı, denge bozukluğu ve solunum sıkıntısı gibi fonksiyon kayıplarına neden olabilir (Şekil - 3).

      Skolyoz “C” veya “S” şeklinde olabilir. Muayenede omurgada eğiklik, omuzlarda seviye farkı ve asimetri (bir omuz daha belirgin) vardır. Kalçalardan biri daha yüksektedir.

      Skolyoz açısı fazlaysa omurgada rotasyon gelişir ve kaburga, bir tarafta daha ileride gözükür. Uzun süre oturmakla veya ayakta durmakla omurgada yorgunluk hissi ortaya çıkar.       

      Herkesin omurgasında bir miktar eğrilik olabilir. Skolyoz açısı (Cobb açısı) 10 derecenin altında ise normal, 11-25 derece ise hafif, 26-45 derece ise orta, 45 derecenin üstü ise ağır skolyoz olarak kabul edilmektedir.

 

 

Resim-3: Spinal deformite. Lokal, bölgesel ve genel etkileri.

 

      Skolyoz bulunduğu yere göre lomber (belde), torakolomber (bel-sırt arasında), torakal (sırtta), servikal (boyunda) skolyoz olarak adlandırılır.

      Skolyoz altta yatan nedene göre idiyopatik, kongenital, nöromusküler, dejeneratif veya fonksiyonel skolyoz şeklinde sınıflandırılabilir.

      İdiyopatik Skolyoz olguların %70-80’ini oluştur. Sebebi belli değildir. İdiyopatik skolyoz 3 yaş öncesi görülürse infantil, 3-10 yaş arasında görülürse juvenil, 10-18 yaş arasında görülürse adölesan idiyoptik skolyoz olarak tanımlanır.

      Kongenital skolyoz doğumda vardır. Bebeğin kaburgaları ve omurları normal oluşmamıştır.

      Nöromusküler skolyoz beyin felci (serebral palsi), kas erimesi (musküler distrofi), bel açıklığı (spina bifida) ve çocuk felci (poliomiyelit) gibi kasları etkileyen hastalıklara bağlıdır. Bu grupta daha çok “C” şeklinde skolyoz görülür.

      Dejeneratif skolyoz yaşlılarda görülür. Genellikle kireçlenmeye (spondiloz) bağlıdır. Osteofit denen kemik çıkıntıları ile birlikte kasların ve bağların  zayıflaması skolyoza neden olur. Kemik erimesine bağlı kırıklar ve disk hernileri de (bel fıtıkları) skolyoza neden olabilir.

      Fonksiyonel skolyozda omurga normaldir. Fakat başka bir sorun nedeni ile skolyoz gelişir. Bir bacağın kısa olması veya kas spazmı gibi.

      En sık görülen skolyoz adölesan  idiyopatik skolyozdur. Ergen dönemde yapılan çalışmalarda gençlerin %1-10’unda skolyoz saptanmıştır. Bunların %10 kadarında tedavi gerekmiştir. Ameliyat gereken vakaların oranı %0,1’dir. Ağır vakalar kızlarda daha sıktır (7:1). Adölesan idiyopatik skolyoz genellikle her hangi bir sağlık problemine neden olmaz. Ancak estetik endişelere ve yaşam kalitesinde bozulmaya yol açabilir.

      Adölesanlar genellikle deformitenin ilerleme özelliği nedeni ile tedavi edilirler. Ancak deformiteyi azaltmak zordur ve tam düzelmeyi sağlayacak hiç bir tedavi yöntemi yoktur. Büyüme dönemi sonunda Cobb açısı kritik eşik kabul edilen 30 dereceyi geçmişse, erişkin dönemde sağlık problemlerinin belirgin şekilde artacağı kabul edilir. Muhtemel sağlık problemleri yaşam kalitesinde bozulma, fonksiyon kayıpları, kozmetik sorunlar ve solunum problemleridir. Tedavi deformiteyi düzeltmeyi, kötüye gidişi durdurmayı ve ilave sorunlardan korunmayı içermelidir.

      Skolyoz açısında artma varsa veya açı risk sınırında (25-30 derece) ise tedavi önerilir. Hastalığın ilerlemesini engellemek için fizik tedavi, korse kullanımı ve ameliyat dışında başka bir yöntem yoktur. Korseler rijit destekler ve elastik bantlar yardımı ile gövdeye dışarıdan düzeltici bir baskı uygulayarak yararlı olurlar. Ancak kongenital ve nöromusküler skolyozda bir yararları yoktur. Daha çok adölesan  idiyopatik skolyozda kullanılmaktadırlar. Tedavi süresince (2-4 yıl veya kemik büyümesi tamamlanıncaya kadar) kullanılması ve sürekli (günde en az 20 saat) takılması önerilmektedir.

      Egzersiz ve geleneksel fizik tedavinin hangisinin daha iyi olduğu tartışmalıdır. Yoga, Plates, Tai chi gibi ılımlı germe ve güçlendirme yöntemleri yararlı olabilir. Ancak klasik fizik tedavi ve skolyoza spesifik egzersizlerle ilerlemenin durduğu, skolyoz açısının küçüldüğü, solunum fonksiyonlarının düzeldiği, sonuçta korseye ihtiyacın kalmadığı ve ameliyat oranlarının azaldığı bildirilmiştir.

      Prognoz skolyoz tipine, nedene ve skolyoz açısına (kavisin şiddetine) bağlıdır. İleri eğriliklerde büyüme durduktan sonra da skolyoz ilerleyecektir.

      Hafif skolyozda korse yararlı olabilir. Bunlar uzun süre bir sorun yaşamazlar, ancak ileri yaşlarda sırt ağrısına neden olabilir.

      Nöromusküler skolyoza yaklaşım daha farklıdır. Bunlarda hedef hastanın oturmak veya ayağa kalkmak gibi fonksiyonları kazanması olmalıdır.

      Konjenital skolyozun tedavisi daha zordur ve bir çok kez operasyon gerekebilir.

 

Kifoz:

 

      Torakal omurga (sırt) 12 omurdan oluşur. Normalde torakal omurganın öne doğru 20-45 derecelik bir kavisi vardır. Bu eğim daha fazla olursa ise “hiperkifoz - kambur” adını alır.

      Pratikte “kifoz”,  “hiperkifoz” yerine kullanılmaktadır. Kifozun en klasik formu Scheuerman hastalığıdır. Adölesan dönemde vertebraların kama şeklinde gelişmesine bağlıdır. Nedeni tam belli değildir, erkeklerde, kızlardan daha sık görülür. Diğer sık görülen türü ise yaşlı kadınlarda kemik erimesine bağlı kifozdur. Omuzlar öne sarkmış, kötü postür de omurgada her hangi bir problem olmamasına rağmen kamburluğa neden olabilir. Bu duruma postural kifoz adı verilir. Postural kifoz 1-19 yaş arası kız çocuklarda sıktır.

      Hafif kifoz fazla soruna neden olmaz. Fakat ağır kifoz akciğerleri, sinirleri ve diğer doku ve organları etkiler, ağrıya ve başka sorunlara neden olur. Tedavi yaşa, nedene ve etkilerine bağlıdır.

Hafif kifozda her hangi bir problem görülmeyebilir. Ağır kifoz, kamburluğa ek olarak ağrıya ve hareket kısıtlılığına da neden olabilir.

 

Tedavi

      Tedavide egzersiz, fizik tedavi, korseleme ve ameliyat dışında seçenek yoktur.

      Fizik tedavi uygulamaları ve egzersizler omurganın esnekliğini artırır, postüral kasları güçlendirir ve postürü düzeltebilir.

      Scheuerman hastalığı olan büyüme çağındaki çocuklarda korse kullanımı kifozun ilerlemesini engelleyebilir.

      Kifoz çok ileri ise, özellikle de omuriliğe veya sinir köklerine baskı yapıyorsa ameliyat gerekir.

      Tedavi geçlere ve ailelerine psikolojik destek ile kifoza bağlı problemleri önlemeyi ve tedavi etmeyi de içermelidir.