Hasan Dursun

          Terapötik egzersizin amaçlarından biri kas gücünün restorasyonu, geliştirilmesi ve korunmasıdır. Bu amaçla egzersiz sırasında kasa metabolik kapasitesini zorlayan bir yük uygulanmalıdır ve kasın yorgunluk noktasına kadar egzersize devam edilmelidir (Overload prensibi). Böylece hem boşalan motor ünite sayısı, hem de miyofibril sayısı artar (hipertrofi) ve bir kuvvet artışı elde edilir.

          Bu artış; kasın hem kontraksiyonuyla, hem de gerilmesiyle ortaya çıkmaktadır. Bu artış pratikte maksimal dirençli egzesizlerle elde edilebilir. Maksimal direnç, motor ünitelerin maksimum boşalımına, dolayısıyla kas liflerinin büyük çoğunluğunun kasılmasına yol açar. Pasif germeyle de kas lifinin büyüdüğü gösterilmiştir. Ancak bu büyüme, miyofibrillere yeni sarkomerler eklenerek, lif uzunluğunda olmaktadır.

          Kas gücü değişik biyomekanik, fizyolojik ve nöromusküler faktörlere bağlıdır. Bunlar;

          1.Kasın enine kesit (crossectional) yüzeyi. Hipertrofik kas daha güçlüdür.

          2.Uzunluk-gerilim ilişkisi. Hafif uzamış kas kontraksiyon sırasında daha fazla gerilim ortaya çıkarır.

          3.Motor ünitlerin boşalımı (recruitment). Aynı anda boşalan motor ünit sayısı ne kadar fazla ise ortaya çıkan kuvvet o kadar fazladır.

          4.Kasılma tipi. En fazla kuvvet eksantrik kasılmayla ortaya çıkar. Konsantrik kasılmada ortaya çıkan gerilim daha azdır. İzometrik kasılmayla ortaya çıkan gerilim konsantrik ve eksantrik kasılma arasındadır.

          5.Kontraksiyonun hızı. Düşük hızlarda daha fazla motor ünite deşarj olabilir ve daha fazla kuvvet açığa çıkar.

          6.Hastanın motivasyonu. Hasta maksimum gücü ortaya çıkarmak için maksimum eforu sarfetmeye hazır olmalıdır.

Kuvvet Egzersizlerinin Etkileri:

          Kuvvet egzersizlerinin en belirgin etkisi kas lifi hipertrofisidir. Bunun protein sentezi ve miyofibril sayındaki artıştan kaynaklandığı düşünülmektedir. Hipertrofi bütün lif tiplerinde görülebilir. Fakat hızlı kasılan liflerde, yavaş kasılanlardan daha belirgindir. Kas hipertrofisi için 6-8 haftalık bir süre gerekmektedir.

          Kas gücü hipertrofi olmadan da artmaktadır. Hipertrofi olduğunda ise kuvvetteki artış hipertrofiyle orantılı değildir. Ultrastrüktürel çalışmalar güç artışının aktin ve miyozin flamanlarının yoğunluğundaki artıştan kaynaklandığını ve hipertrofi yoksa flaman sayısında bir artış olmadığını göstermiştir. Bu nedenle erken dönemde ortaya çıkan kuvvet artışının, öğrenme ve uyarılan motor ünit sayısında artış olması gibi, nörolojik mekanizmalardan kaynaklandığı sanılmaktadır.

          İzometrik egzersizlerle ilk 5 hafta içinde görülen istemli kas gücü artışının, nöral adaptasyonun bir sonucu olarak, çalışılan hız, hareket paterni ve eklem pozisyonunda olduğuna inanılmaktadır. Acil durumlarda ve hipnoz altında daha fazla gücün ortaya çıkması bunu desteklemektedir. Bu golgi tendon reseptörlerinin inhibisyonuyla ilgili olabilir.

          Senkronizasyondaki artış ve zamanlama da toplam gerilimi etkileyerek kas gücünü artırabilir. Bir ekstremite güçlenince, diğeri de güçlenmektedir. Aynı şekilde bir spor dalındaki performans artışı, diğer spor dallarındaki performansı da artırmaktadır. Egzersize bağlı etkilerin bu şekilde çalıştırılan alandan çalıştırılmayan kaslara taşınması (çapraz geçiş-cross transfer fenomeni) nöral kaynaklı güç artışına bir başka örnektir. İzokinetik egzersiz sırasındaki kuvvet artışının çapraz geçiş fenomeni ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Ayrıca kuvvet artırma ve dayanıklılık egzersizleri birbirini olumlu yönde etkilerler.

Kas Kuvvetini Artırma Yöntemleri:

          Tekrar sayısı, uygulanan yük veya hareketin hızı artırılarak kuvvet artışı sağlanabilir. Ancak kuvveti optimal olarak artırmak için egzersizleri yavaş ve güçlü olarak yaptırmak gerekir. Bu, kişinin tüm eklem hareketi boyunca düşük hızla kaldırabileceği yeterli ağırlıkta bir yükün seçilmesi anlamındadır. Yapılan işin miktarı arttıkça, kuvvet de artmaktadır. Ancak bu artış yapılan işin miktarıyla doğru orantılı değildir. Daha çok iş yapmak için harcanan zaman artarken, kuvvetteki artış yavaşlamaktadır.

          Kas kuvvetinde optimal artış için antrenmanın yüksek eforla yapılması, verilen aktivitenin yorgunluk noktasına kadar sürmesi ve belli bir işteki performansı artırmak için o işin kendisini içeren antrenmanların tercih edilmesine dikkat edilmelidir.

          Kaslar bir alet ya da terapist yardımıyla çalıştırıldıklarında direncin miktarına ve mevcut potansiyele bağlı olarak kuvvetlenirler. Bu amaçla değişik kontraksiyon tipleri kullanılmaktadır. İzotonik konsantrik egzersizlerde kasılan kasın boyu kısalır, ancak yük sabit, hız değişkendir. Başka bir izotonik egzersiz türü olarak kabul edilen eksantrik egzersizlerde ise kas kasılırken boyu uzar; hız yine değişkendir. İzometrik egzersizlerde kasın boyunda değişme olmaz. İzokinetik egzersizlerde ise kasın kasılma hızı sabit, ancak yük değişkendir. Bu yöntemler arasında bir karşılaştırma yapmak zordur. Ancak hepsiyle de olumlu sonuçlar alınmıştır.

a.İzotonik Egzersizler:

          Progressif rezistans egzersizleri (PRE) de denen izotonik egzersizler, EHA boyunca sabit bir dirence karşı yapılan dinamik kas kontraksiyonlarıdır. Geleneksel rezistans egzersizleri konsantrik, eksantrik ve izomertik kontraksiyonları bir arada içerir. Bu egzersizlerde en önemli değişken yüktür ve genellikle RM (repetition maximum) şeklinde ifade edilir. Egzersizin hacmi her bir setteki tekrar sayısı, toplam set sayısı ve haftadaki idman sayısına bağlıdır. Kas gücü ve hipertrofisi için hacim, her sette 6-15 RM, her seansta 3-4 set ve haftada 3-5 seans şeklinde olmalıdır. Önce büyük kas grupları, daha sonra küçük kas grupları çalıştırılmalıdır. Aynı şekilde çok eklem hareketi gerektiren egzersizler, tek eklem hareketi gerektiren egzersizlerden önce yapılmalıdır. Çünkü büyük kas grupları optimal performas için daha çok enerjiye ihtiyaç duyar ve küçük kasların yorulması büyük kasların çalışmasını engelleyebilir.

          Setler arasında, idman durumu ve egzersizin yoğunluğuna bağlı olarak 2-5 dk ara verilmelidir. Egzersiz sonrası kasların kendini toparlaması için birkaç gün gerekebilir.

          İlk izotonik egzersiz programı DeLorme tarafından önerilmiştir. (10) Buna göre, az tekrarlı ve yüksek dirence karşı yapılan egzersizler kas gücünü artırmakta ve hipertrofiye neden olmaktadır. DeLorme'un güçlendirme programında, önce her kas grubu için 10 defa kaldırılabilen maksimal ağırlık (10 repetition maximum = 10RM) saptanır. Daha sonra, haftada en az 3 gün, günde tek seans ve her seansta 3 set şeklinde (1. set 10RM’nin %50’si, 2. set 10RM’nin %75’i ve 3. set 10RM ile) idmana devam edilir. Setler arasında 2dk kadar bir süre olmalıdır. Bu yöntemde, daha önce submaksimal olarak 20 tekrar yapıldığı için 3. sette 10RM yapılamayabilir. Ancak bu önemli değildir. Çünkü kas bu şekilde yorulmakta ve kuvvetlenme olanağı artmaktadır. Her hafta 10 RPM yeniden belirlenir ve bu böyle devam eder. Bu yöntemde kaslar hem konsantrik, hem izometrik ve hemde eksantrik olarak kasılırlar. Teorik olarak bu yöntemin dezavantajı, bütün motor ünitelerin sadece maksimal eforla uyarılabilmesidir.

          Bazı hastalar %50 ve 75'lik yüklerde yorulur ve 10 RM'yi başaramazlar. Zinovieff’in DeLorme'dan modifiye ederek oluşturduğu Oxford tekniğinde, çalışmaya 10RM ile başlanır. Sonra yük %75 ve %50'ye düşürülür. Bu şekilde yorgunluk engellenebilmektedir.

          Bir başka izotonik egzersiz tekniği de kısa süreli maksimal efor ya da 1RM (bir kez kaldırılabilen maksimal ağırlık) olarak anılan yöntemdir. Gerçekte DeLorme 1RM'yi, bir egzersiz yöntemi olarak değil, progresif rezistif egzersizlerin takibinde kullanılan bir indeks, kuadriseps indeksi (index of quadriceps strength) olarak önermiştir. Burada hasta, ağırlığı diz yaklaşık ekstansiyona gelinceye kadar kaldırır ve 5s kadar bu durumda tutar. Bir başka deyişle izotonik kontraksiyonu 5s izometrik kontraksiyon takip eder. Bu şekilde kaldırılabilen maksimum ağırlık dramatik olarak artarken, bir kas hipertofisi oluşmamaktadır. Hipertrofi olmamasına rağmen kas gücünde artış olması kişinin kasının nasıl kullanacağını öğrenmesine bağlanmaktadır. Bir kez maksimum güç elde edilirse bu gücün aynı seviyede korunabilmesi için her gün aynı egzersizi yapmak yerine haftada bir kez 1RM yapmanın yeterli olacağı bildirilmektedir.

          Bir başka yöntem de kontraksiyon hızının artırılmasıdır. Yük sabit iken hızın giderek artırılması da kas gücünü artırmaktadır. Bir başka yöntem olan De Lateur programında ise sabit ağırlıkta hafif bir yük, kas yorulana kadar hareket ettirilir. Kişi rahatlıkla 20 tekrar yapabildiğinde uygulanan ağırlık artırılır. Eğer kişi yorulmadan 30 tekrar yapabiliyorsa, uygulanan ağırlık çok azdır ve gerçek kas yorgunluğuna erişilmez. De Lorme'nin programına göre ekleme daha az yük yüklediğinden artritik hastalarda tavsiye edilmektedir.

          Kolay uygulanabilir olması, ev programı olarak verilebilmesi ve ucuz maliyet izotonik egzesizlerin birer avantajıdır. Bu egzersizler için çeşitli ağırlıklar kullanılabilir. Dambıl, kum torbaları, el ve bileğe takılabilen ağırlıklar, yaylar, elastik bantlar ve çeşitli ev eşyaları birer egzersiz aracı olabilir. Özellikle su bidonları bu iş için elverişlidir. Ayakkabı, kemer veya koldaki manşonlara bağlanan ağırlıklar da kullanışlıdır. Makaralar (pulleyler) çekme yönünü değiştirme açısından kullanışlıdır. Böylece egzersizlerin uygun pozisyonda yapılması imkanı doğar. Yerçekimine karşı vücut ağırlığı da bu amaçla kullanılabilir. Vücut ağırlığı elimine edildiğinden artritik hastalarda özellikle yüzme önerilmektedir.

          İzotonik egzersizlerde optimum hipertrofi için eksantrik kasılma da gereklidir. Eksantrik kasılmada konsantriğe göre daha çok güç üretilir, daha az motor ünite aktive olur ve daha az enerji kullanılır. Ancak gecikmiş kas hasarı daha sıktır ve düzgün yapılmaz ise zarar verme potansiyeli yüksektir. Konsantrik komponenti olmaksızın sadece eksantrik egzersiz yapmak istendiğinde özel bir ekipmana ihtiyaç vardır. Alt ekstremite için eksantrik egzersizler yokuş aşağı yürümek veya merdivenleri inmek şeklinde de yapılabilir.

          Kuvvetlendirme egzersizlerinin her tipi kuvvet artışı ve hipertrofi sağlar. 1 RM’nin %40-50’si ile 10-15 tekrarla makul bir kuvvet artışı ve zayıflama sağlanabilir. Daha fazla hipertrofi, daha fazla yüklerle sağlanabilir. Daha hafif yükler kas tonusunu korumak için önerilir. Kuvvet eğitimi ile anlamlı bir yağ kitlesi kaybı sağlanamaz. Yağ kaybı, özellikle ağırlık taşıyarak yapılan ve 20 dk’dan daha uzun süre, yoğun bir aerobik egzersizle sağlanabilir. Böyle bir egzersizle femoral, gluteal ve abdominal bölgelerdeki yağlar mobilize olur.

b.İzometrik Egezersizler:

          Kasın aşırı yüklenme si durumunda, kasta en fazla kuvvet artışını izometrik egzersizler sağlar. İzometrik egzersizler hareketsiz bir objeye karşı ya da statik bir pozisyonda ağırlık tutarak yapılabilir. Günlük egzersiz programı, her seansta bir kaç saniye süren ve aralarında 2-3 dakikalık dinlenme periyotları olan, en az 5 maksimum kontraksiyon olarak kabul edilmektedir. Bu şekilde hareketin yapıldığı açıdaki kuvvetin her hafta %5 arttığı bildirilmiştir.

          Bu yöntemle kas gücünü artırmak için maksimum sayıda kas lifinin kasılması gerekir. Çünkü yüksek eşik değerli, erken boşalımlı motor ünitler, maksimum efor elde edilmeden deşarj olmazlar. Uygulanan direnç yeterince fazla olmalı ve bütün kas lifleri uyarılıncaya kadar devam etmelidir. Uygulanan direnç kasta maksimal sayıda lifi etkilemeli, ancak kasın uzamasına neden olmamalıdır.

          İzometrik egzersizlerin fazla zaman ve ekipman gerektirmemeleri avantajlarıdır. Daha az kas ağrısına neden olur ve hareketin istenmediği durumlarda tercih edilir. Eğer motivasyon yeterliyse maksimuma yakın efor ve bütün liflerin boşalımı sağlanabilir. Eklemde hareket kaybı varsa, hareket ağrılı veya kontrendike ise kullanılabilir. Kuvvet artışının çoğunlukla egzersizin yapıldığı açıda ortaya çıktığı gösterilmiştir. Bu gözlem güç artışında kas hipertrofisinden çok sinirsel etkilerin rol oynadığını göstermektedir. İzometrik egzersizlerle hızlı hareketi gerektiren aktivitelerin iyileşmediği bildirilmektedir.

          Bir önemli problem de izometrik egzersiz sırasında vagal tonusun azalması ve sempatik aktivitenin artması sonucu kalp hızını artmasıdır. Kalp hızı ve periferik dirençtaki artışa bağlı olarak sistolik ve diayastolik kan basıncı birkaç saniye içinde artar. Kan basıncındaki artışın miktarı gerilimin miktarına bağlıdır ve maksimal istemli eforun %15'inin üzerindeki eforların kan basıncını artıracağı bilinmelidir. Ayrıca kalp hastalığı olanların önemli bir kısmında izometrik egzersize bağlı ventriküler ritm bozuklukları ortaya çıkmaktadır. Bu komplikasyonların ortaya çıkışını engellemek için BRİME programı (kısa izometrik egzersizler) geliştirilmiştir. Burada herbiri 3-6 sn süren kontraksiyonların arasında 20 sn.lik istirahat süresi vardır. Bu yöntemle kan basıncı artırılmaksızın güç ve dayanıklılık artırılır.

          İzometrik egzersizlerin bir diğer dezavantajı da kas gücü artışını ölçmedeki zorluklardır. Ayrıca bu egzersizler hastanın ilgisini çekmez ve idame ettirmekte zorluklarla karşılaşılır.

c.İzokinetik Egzersizler:

          İzokinetik hareket, eklem rotasyon hızının aynı, buna karşılık hareket momentinin değişken olabildiği bir hareket türüdür. İzokinetik egzersizlerde, uygulanan kuvvet ne kadar fazla olursa olsun, açısal hareketin hızı değişmez. Bu şekilde, teorik olarak, EHA boyunca maksimal kas gerilimi sağlanabilir. Eğer kas gücünü artırmak için en iyi stimulus yüksek gerilim olarak kabul edilirse, izokinetik yöntem izotonik egzersizlerden iyidir. Ayrıca izometrik egzersizlerdeki gibi sadece belirli bir açıda kuvvetlendirme de olmaz. Ortaya çıkan kuvvetin büyüklüğü çekme açısına göre değişir. Bu nedenle izometrik uygulamalardan önce açı-tork (moment) ilişkisi ortaya konmalıdır.

          Günlük aktiviteler sırasında saf izokinetik egzersizler nadiren ortaya çıkarılır. Genelde izokinetik hareket elde edebilmek için eklemin eksternal bir dinamometre tarafindan kontrol edilmesi gerekir. İzokinetik kas kontraksiyonunda konsantrik veya eksantrik hareket bulunabilir. Konsantrik kasılmada iş ortaya çıkarılırken, eksantrik kasılmada mekanik iş negatiftir. Konsantrik kasılmada izokinetik cihaz genellikle 0 ile 400 derece/s arasında spesifik bir harekete ayarlanır ve bundan daha fazla bir hıza izin vermez. Kişinin cihaza uyguladığı kuvvet, direnç olarak karşısına çıkar. Bu bağlamda, tam EHA boyunca maksimal gerilim elde edilmiş olur. Eksantrik kontraksiyonlarda ise, dinamometre spesifik bir hıza ayarlanır. Bu durumda, dinamometre ekstremiteyi aktif olarak hareket ettirir; kişi cihaza karşı kuvvet uygular.

          İzokinetik egzersizlerde tartışılan en önemli konu hareket hızıdır. Kas gücündeki artış yönünden, bazıları değişik hızlarda yapılan çalışmalar arasında fark bulamazken, diğerleri sadece çalışılan hızda bir kuvvetlenme olduğunu belirtmektedirler. Konsantrik tipte izokinetik egzersizde tork-hız ilişkisinde ve kas enzimlerinde değişiklik gösterilmiştir. Buna karşılık kas hipetrofisi sıklıkla gösterilememiştir. Bazı çalışmalar güç kazanımının sadece antrenman hızında veya düşük hızlarda olduğunu gösteren sonuçlar vermiştir. Örneğin Moffroid ve arkadaşlarının çalışması yüksek hızda antrenmanların hem yüksek ve hem de düşük hızlarda kuvveti artırdığını, oysa düşük hızlı antrenmanın sadece düşük hızlarda kuvvet artımına neden olduğunu bildirmektedir. Yine de bu konuda farklı sonuçlar olduğunu gösteren çalışmalar mevcuttur.

          Düşük hızda yapılan egzersizlerin, kuvvet artışını yüksek hızda yapılan aktivitelere transfer edemediği gösterilmiştir. Yüksek hızdaki egzersizler sonrasında yapılan kas biyopsilerinde tip II kas liflerinde hipertrofi gösterilmiştir. Bununla beraber kuvvet-hız diagramları yavaş kasılmayla daha çok gerilim çıkarılabileceğini göstermektedir. Düşük hızlarla yapılan çalışmalarda, tüm hızlarda tork iyileşmesinin olduğu gösterilmiştir. Yüksek hız gerektiren aktiviteler için en uygunu yüksek hızda antremandır.

          İzokinetik egzersizler ya değişik hızlarda veya en iyi kazanç elde edilecek ortalama bir hızda yapılmalıdır. Ancak kontraksiyonların yoğunluğu hızdan daha önemlidir. Uygulama izotonik egzersizler gibi, her biri en az 5-7 tekrarlı 3 set halinde yapılır.

          İzokinetik egzersiz serbest ağırlık olmadığından oldukça güvenilir bir yöntemdir. Az ağrıya neden olması ve hareketin analizine imkan vermesi de birer avantajdır. Muhtemelen eksantrik konraksiyon yokluğu nedeniyle egzersiz bitiminde hafif bir kas ağrısı bildirilmiştir. Sistem, ağırlık ve makinaları değiştirmeye gerek duyulmaksızın değişik hasta ve kas gruplarına uygulanabilir. Bu nedenle total egzersiz süresi kısalır. Gene hareketin analizi için hareket süresince ortaya çıkarılan torkun kaydını yapar. Pahalı olması ve bazı kas gruplarına uyarlanma güçlüğü ise başlıca dezavantajlarıdır. Gene burada da, belirgin bir kan basıncı artışı olur. Bir diğer dezavantajı da hareketin hızı sabit olduğundan ve hareket herhangi bir güçte ortaya çıkarılabildiğinden kişilerin daha az egzersiz yapıyor olmasıdır. Bu nedenle, maksimum efor elde edilmesi için kişinin monitörize edilmesinde yarar vardır.

d.Eksantrik Kontraksiyonlar:

          İzotonik bir kasılma olan eksantrik kontraksiyonlarda, kasın uzunluğu artmakla birlikte, kasta gerilim ortaya çıkar. Bu kasılmalar, yokuş veya merdiven inerken olduğu gibi kas bir ağırlığı azaltırken veya bir hareketi durdurmak için kasılırken ortaya çıkar. Bu tür kasılmalar, negatif iş yaparlar. Kasta izometrik veya konsantrik kasılmaya göre daha fazla gerilim olur. Eksantrik kasılma, diğerlerine göre daha az enerji gerektirir. Ancak, özellikle tip II liflerde olmak üzere daha fazla kas hasarı ve egzersiz sonrası yorgunluk ağrısına neden olabilir. Egzersiz sonrası ağrı oluşturmayan eksantrik kontraksiyonlar kronik tendinitli hastaların tedavisinde yararlıdır.

e.Pliyometrik Egzersizler:

          Pliyometrik egzersizler, izometrik komponenti olmaksızın bir kasın eksantrik ve konsantrik kasılma döngüsü olarak tanımlanabilir. Hızlı bir eksantrik kasılmayı, hiç beklemeden hızlı bir konsantrik kasılma takip eder. Eksantrik kasılma esnasındaki gerilme monosinaptik germe refleksini uyararak konsantrik kasılmayı destekler. Eksantrik kasılmadaki gerilme ne kadar büyükse, germe refleksi, dolayısı ile konsantrik kasılmada ki artış o kadar fazladır. Ancak eksantrik kasılmadan konsantrik kasılmaya geçiş (amortisman) fazı uzarsa germe refleksi inhibe olur. Bu nedenle hareketin hızı ve koordinasyon yükten daha önemlidir. Hız ve koodinasyon arttıkça daha fazla kuvvet elde edilir. Örneğin sıçrama esnasında ekstansör kaslar önce eksantrik bir kasılmayla gerilir, sonra patlayıcı tarzda güçlü bir konsantrik kasılma yaparlar ve sporcu yukarı doğru sıçrar. Pliyometrik egzersizler denen bu germe-kasılma türü egzersizler sporcularda patlayıcı tarzda, ani, hızlı ve yoğun bir kas kontraksiyonu ortaya koymak için kullanılmaktadır. Burada bir yandan agonist-antagonist kaslar arasındaki koordinasyon artarken, aynı kasın eksantrik ve konsantrik kasılmalara uyumunun arttığı, diğer yandan golgi tendon organının artan yüklere uyum sağlayarak yüksek gerilimlerde inhibe olduğu düşünülmektedir.

          Bu yöntemde motivasyon, konsantrasyon ve zamanlama çok önemlidir. Serebral korteks maksimum motor ünit deşarjına izin verecek şekilde şartlanmalı ve sporcu iyi konsantre olmalıdır.

f.Kinetik Zincir Egzersizleri:

          Kaslar fonksiyonel hareketler esnasında, belli bir sırayla ve bir düzen içerisinde kasılarak, eklemlere ardışık hareketler yaptırırlar. Örneğin yürüme esnasında alt ekstremitelerin boyu sürekli uzar ve kısalır. Bu ekstansör ve fleksör kasların sıralı ve ardışık kasılmalarının bir sonucudur. Bu şekilde fonksiyonel bir ünit oluşturan anatomik yapılara kinetik zincir, bu yapıların normal fonksiyonlarına uygun olarak çalıştırılmasına da kinetik zincir egzersizleri denmektedir.

          Egzersiz, kinetik zincirin distalinde yer alan eklemler serbest hareket ediyorsa açık kinetik zincir egzersizleri, bir dirence karşı hareket ediyorsakapalı kinetik zincir egzersizleri adını almaktadır. Örneğin el sallama, omuz, dirsek ve el bileğinin hareketleriyle ortaya çıkan bir açık zincir hareketidir. Yürüme ise kalça, diz ve ayak bileğinin ardışık hareketleriyle ortaya çıkan salınım fazında açık, basma fazında kapalı bir kinetik zincir hareketidir. Kapalı kinetik zincir hareketinde distal parça dirence karşı hareket edebilir (ağırlık kaldırma) veya distal parça sabit kalır ve proksimal kısımlar hareket eder (şınav çekme, yürüme). Distal kısmın sabit kaldığı kapalı zincir hareketlerine mutlak (absolut) kapalı zincir denmektedir.

          Kinetik zincir egzersizleri, spor travmalarına bağlı diz eklem patolojilerinin rehabilitasyonunda, son yıllarda giderek daha sık başvurulan bir yöntemdir. Özellikle kapalı zincir egzersizleri ekstremitenin normal fonksiyonlarına ve günlük aktivitelere benzer hareket kalıplarını içerir. Yani sadece kas gücü ve enduransı geliştirmekle kalmaz, aynı zamanda kontrol ve koordinasyonu da artırır.

          Kapalı kinetik zincir egzersizleri bilinçli olarak yapıldığında oldukça güvenlidir. Açık kinetik zincir egzersizlerinden daha az ağrı ve instabiliteye neden olur. Eksantrik ve konsantrik kasılmalar bir arada yapılır. Bu şekilde dizin erken mobilizasyonu ve erken ağırlık verilmesi mümkün olur.