Dr. Hasan Dursun

Su içi egzersizler su tedavisi, havuz tedavisi, hidroterapi, akvatik terapi gibi isimlerle anılmaktadır ve çeşitli sakatlıkların tedavisinde kaplıca, masaj ve manipülasyonla birlikte uygulanan geleneksel bir tedavi yöntemidir. Egzersizin insan sağlığındaki önemi daha iyi anlaşıldıkça, su içi egzersizlere olan ilgi de giderek artmaktadır.

Su içi egzersizler temel prensip olarak izokinetik (hız sabit hızla yapılan) egzersiz sistemine oldukça yakın etkilere sahiptir. Ayrıca suyun mekanik ve termal etkilerinden dolayı denge kaybı ve yüklenmeye bağlı yaralanma riski oldukça düşüktür.

Suyun kaldırma gücü vücut ağırlığının yaklaşık 2/3’ünü elimine ederken, oluşturduğu hidrostatik basınç cilde masaj uygular. Bu etki kalp ve akciğer fonksiyonlarını destekler, ameliyat sonrası ödemi azaltır. Ağırlığın azalması sakatlık sonrası nekahat döneminde eklemleri korur. Su ısısı ve sesi de rölaksasyon sağlayarak ağrının azalmasına ve esnekliğin artmasına katkıda bulunur. Beyin ve omurilik felçlerinde, obezite, artrit, ağrı veya başka nedenle egzersizin yapılamadığı durumlarda egzersiz mümkün hale gelir.

Su içi egzersizlerle, zeminde yapılan egzersizlerden daha çok kalori harcanırken ısının sabit olması terlemeyi engeller ve egzersizin konforunu artırır. Hava nemli olduğu için astımlılar egzersizi daha kolay tolere eder.

Egzersiz programları hastanın bireysel ihtiyacına göre düzenlenmeli, haftada 3-5 gün uygulanmalı, en az 1 gün ara verilmelidir. Egzersiz 20-60 dk sürmeli ve yoğunluğu kas gücü ve enduranstaki artışa göre tedricen artırılmalıdır. Yüzme programlarında doğru yüzme stili tercih edilmeli ve hasta asla yalnız yüzmemeli,

40 yaş üzeri veya ciddi sağlık sorunu olanlar egzersiz programı öncesi sağlık kontrolünden geçirilmelidir. Su ısısı 28-33 derece olmalı ve egzersiz esnasında nefes alıp verilmelidir. Konuşturularak hastanın nefes alıp vermesi control edilebilir. Konuşamayacak derecede yoğun egzersize izin verilmemelidir. Dehidratasyona engel olmak için egzersiz öncesi ve sonraki bir kaç saat içinde yeteri kadar sıvı alınmalıdır. Aynı nedenle diüretik etkisi olan kafeinden kaçınılmalıdır. Islak zeminde kaymaya karşı dikkatli olunmalı, egzersiz sonrası temiz su ile banyo yaparak cilde nüfuz eden kimyasallardan temizlenmeye çalışılmalıdır.

 

Ateş, ağır kalp yetmezliği, inkontinans ve enfeksiyon varsa su tedavisi uygulanmamalıdır.